İçten yanmalı motor türlerinde, motor yağı oldukça önem taşır. Motor yağının görevi, hareketli metal parçaların birbirlerine sürtünmesini önlemek, sürtünme sebebi ile ortaya çıkacak aşınmaları engellemektir. Bu sayede motorun ömrü uzar, aşınma ise minimum seviyeye iner. Bu sebeple belli periyodlar ile motor yağı kontrol edilmelidir. Öte yandan motor yağı, motorun soğutulmasında da çok büyük bir görev üstlenir.

Motor tipine göre motor yağı çeşitleri de değişmektedir. Arabanızın doğru çalışabilmesi ve metal parçalarının aşınmaması için, aracınıza uygun motor yağı kullanmanız oldukça önemlidir. Motor yağı içerisindeki deterjanlar sayesinde motorun temizlenmesine de yardımcı olur, pas oluşumunu engeller. Ayrıca Motor yağı, motor parçaları üzerinde ince bir tabaka oluşturur ve bu sayede sürtünme ile aşınmayı en aza indirger, bu da parçaların daha kolay hareket etmesini sağlayarak araç tekerlerine daha fazla güç aktarılmasını sağlar.

Mineral Yağ ve Sentetik Yağ

Motor yağları, mineral ve tam sentetik olmak üzere iki türe ayrılmaktadır. Yarı sentetik, Kısmi ya da Sentetik teknoloji olarak isimlendirilen bu motor yağlarında bu iki türün karışımı bulunmaktadır.

Mineral Yağ

Mineral yağlar, yağlayıcı özellikleri mum gibi istenmeyen bileşenlerinden arındırılan, bir rafineride işlenmek sureti ile fraksiyonlarına ayrılan ham petrolden elde edilen bir üründür. Ortalama performans sunan mineral yağların fiyatı genelde ucuzdur.

Sentetik Yağ

Sentetik yağ, yüksek teknoloji ile çeşitli işlemlerden geçerek üretildiği için maliyeti mineral yağlara göre daha yüksektir. Fakat mineral yağlara göre hem daha iyi performans gösterirler hem de daha uzun süreli kullanım sunarlar.

Sentetik yağlar, mineral yağlara nazaran çok daha fazla iyi performans sağlarlar. Bunun sebebi ise mineral yağ üretiminde olan yağlardan biraz daha detaylı kimyasal proses madde kullanılmak kaydıyla üretilen ürünler olmasıdır. Bundan dolayı Sentetik yağ kullanılacaksa piyasada bulunan yağlar arasında iyi araştırma yapılmalı ve ona göre seçilmelidir. Isıya karşı daha dirençli olan bu yaplar, en yoğun aşınmaların yaşandığı çalıştırma sıcaklıklarında daha kolay akarlar. Dirençli olmaları sebebi ile antioksidan katıklar sayesinde motoru daha kolay şekilde korurlar. Ayrıca sentetik yağlar motorda oksidasyon oluşumunu da engellerler.

Viskozite ve Viskozite Endeksi

Viskozite'yi basit bir şekilde tanımlamak gerekirse, Viskozite bir yağın kalınlığının ölçüsüdür. Belirli ölçüde sıklıkta yağın ne kadar akıcı olduğunu görebilmek için Viskozite Endeksi kullanılır. Eğer ölçülen yap kalınsa Viskozitesi yüksek, ince ise viskozitesi düşüktür. Viskozite Endeksi bizlere yağın ısıya maruz kaldığında ne kadar incelebileceğini gösterir. Viskozite Endeksi rakamı ne kadar yüksek ise, ısıya maruz kaldığı durumlarda yağ o kadar az incelir. Yani toparlamak gerekirse, rakam yüksekse viskozitesi yüksek, rakam düşükse yağın vizkozitesi düşük demektir. Viskozite Endeksi bir yağın belli koşullar altındayken nasıl davranacağını da bizlere gösterir. Çok düşük viskoziteli bir yağ ise örneğin 0, özellikle motor çok  yüksek sıcaklıklara eriştiğinde çok fazla incelerek koruma özelliğini yitirebilir.  Çok yüksek viskoziteli bir yağ örneğin 50, yüksek devirlerde silindir ile motor arasındaki film kopabilir ve hatta özellikle düşük sıcaklıklarda motorun belli bölümlerine ulaşamayabilir.

Tek Viskozite ve Multi-Viskozite Yağların Özellikleri Nelerdir?

Multi-Viskozite yağlar yani bir diğer ifade ile çok viskoziteli yağlar, değişen sıcaklığa uyum sağlayabilirken tek viskoziteli yağların yapısı her sıcaklık değerinde aynı kalmaktadır. Bu sebeple çok viskoziteli ( Multi-Viskozite ) yağların birçok avantajı vardır. Yağlar, uyum sağladıkları sıcaklık aralığı bakımından ikiye ayrılır. Tek viskozite ve multi-viskoziteli ( çok viskoziteli ) yağlar. Tek viskoziteli yağlar, sıcaklığın sabit olduğu durumlar için uygundur, yani tek viskoziteli yağlar mevsimsel farklılıklara uygun değildir. Multi-viskozite ( çok viskoziteli ) yağlar ise yapı bakımından değişik hava koşullarında ve değişik sıcaklık değerlerinde  kullanılabilirler. Kalın yapılı bir yağ, soğuk havalarda jel kıvamına gelecek ve görevini başarılı bir şekilde tamamlayamayacaktır. İnce yağ ise soğuk havalarda kalın yağlara nazaran çok daha rahat akacak, fakat yüksek motor sıcaklığında silindir ile motor arasındaki film tabakası incelecek ya da kopacaktır. Böylece Tek viskoziteli yağların bu olumsuz yönleri, üzerine ince ve tek bazlı bir tek viskozite yağa çeşitli maddeler eklenerek multi-viskozite yağların üretimi sağlanmıştır.     Eklenen maddeler sayesinde multi-viskozite ( çok viskoziteli ) yağlar kış aylarında görevini başarı ile yerine getirebilecek kadar ince, yaz sıcaklarında ise güvenebileceğiniz kadar kalındır.

Multi-Viskozite Yağların Tek Dereceli Yağlara Göre Avantajı

Çok viskoziteli yağlar soğuk ve sıcak havalara ve değişen sıcaklık değerlerine uyum sağlarken tek viskoziteli yağların yapısı her sıcaklıkta aynı şekildedir. Bu yüzden çok viskoziteli yağların birçok avantajı vardır;

Daha fazla yakıt tasarrufu sağlayan Multi-vizkoziteli yağlar, sıcak havalarda daha kalın, soğuk havalarda ise daha akıcıdır. Tüm hava koşullarına ve ısı değişimlerinde daha fazla koruma sağlayan Multi-Viskozite yağlar, tek viskoziteli yağlara göre çok daha güvenilirdirler.

Viskozite bakımından 0W/30, 5W/30 gibi yağlar ile 15W/40, 20W/50 yağların farkları

Yağların viskozitesinin uyumlu olup olmadığı, kullanım yerine göre farklılık gösterebilmektedir. Motorun teknolojisine ve devrine göre 0W/30 gibi ince bir yağ kullanarak yağın her noktayı yaplaması ve dolaşması gerekmektedir. 15W/40 ve 20W/50 gibi yağlar viskozite bakımından yüksektirler. Bu yüzden düşük devirli motorların olduğu sıcak bölgelerde, sıcak iklimlerde kullanılır. Günümüzde 15W40, 20W/50 gibi mineral yağlara göre 0W/30, 5W/30, 10W/40 gibi sentetik yağlar daha uzun süre performans sergiler ve daha uzun ömürlüdür.

SAE ( Society of Automotive Engineers ) Sınıflandırması

SAE yani, Otomotiv Mühendisleri Topluluğu sınıflandırması diğer sınıflandırmalardan farklı olarak bir miktar daha ayrıntılıdır. Motor yağını yüksek ve düşük ısılardaki viskozitesine göre sınıflandırır. SAE ( Society of Automotive Engineers ) sınıflandırmasında derece W harfiyle ayrılan iki rakamdan oluşur. W simgesi winter yani kış anlamına gelmektedir ve yağın soğuk hava şartlarında, düşük sıcaklıktaki viskozitesini gösterir. Örnek vermek gerekirse 15W-40'taki 15W gibi. Bu oran aynı zamanda yağın polimer eklenmeden önceki asıl viskozitesidir. Yağın ne kadar ince olacağı bu rakamın düşüklüğüne bağlıdır. Bu rakam bize aynı zamanda yağın düşük ısılarda motorun ne kadar kolay çalışacağını ve ne kadar akıcı olacağını göstermektedir. İkinci rakam ise yağın ısı viskozitesini vermektedir. 15W-40'taki 40 gibi. Bu rakam ne kadar yükselirse, yağ sıcak koşullarda o kadar kalın yani viskoziteli demektir. American Petroleum Institute ( API ) sınıflandırması. Sınıflandırma iki harf ile yapılır. İlk harf benzini ( S ) ya da dizel ( C ) motorlardan hangisine uyum sağladığını, ikinci harf ise yağın aynı gruptaki yağlar ile performans değerini göstermektedir.

Association of European Car Manufacturers ( ACEA ) sınıflandırması. Sınıflandırma bir harfi takip eden bir rakamla yapılmaktadır örneğin A3. Association of European Car Manufacturers standardı iki kategoriye ayrılmaktadır. Birinci kategoride yağın hangi motorda kullanılabileceği açıklanır.

Aynı viskozite değerine sahip yağlar arasında neden fiyat farkı olur?

Baz yağın kalitesi, API, SAE ya da ACEA performans sınıfına göre kullanılmış olan katık paketleri ve mikttarlarına göre fiyat farklılıkları gösterir.

Motor neden yağ eksiltir ?

Her motorda bir miktar yağ eksilebilir. Genel olarak aracın bir miktar yağ eksiltmesi normal sayılan bir durumdur. Motor normalin üzerinde yağ eksiltiyorsa ( örneğin bin kilometrede 1 litre yağ eksiltmesi normal değildir. ) bunun birden fazla sebebi olabilir. Motorun segman, sibob ve ana yataklarda ya da pistotununda oluşan aşınmalar, motorun yanma odasında yağı yakmasına sebep olur. Bu sebeple de motorda yağ eksilmesi meydana gelir.

Yağ esksilmesinin ana sebebi ise, motorun teknolojisi ile ilgilidir. Yeni teknoloji ile metaller arasındaki boşluklar en aza indirilerek, motorun daha kompakt olması ve çok daha fazla performans göstermesi sağlanılmaktadır. Bunun sonucunda ise yağ eksilmesi meydana gelir. Motorun yağ eksiltmesinin bir diğer nedenleri ise motoru daimi olarak yüksek devirlerde kullanması, aracın kullanım kılavuzunda bulunan viskozite ve performans değerlerine uygun yağ seçilmemesi ve motorun ömrünün azalmış olması ya da mekanik bir arıza olması örnek olarak verilebilir.

Yağ eksilmesi durumunda kullanılan yağdan farklı marka yağ eklenmesi motora zarar verir mi?

Bazı zorunlu durumlarda daha önce kullanılan yağ ile aynı viskozite derecesinde ve aynı API sıınıfında olan farklı marka yağ motora eklenebilir. Sentetik yap ile mineral yağın birbirine karışmamasına önemle dikkat edilmelidir. Aksi taktirde motorda doğrudan ya da ani bir zarar oluşmasa da yağıl kimyasal yapısı bozulur ve motor koruması azalabilir. Bu yöntem kısa süreli geçici bir yöntemdir. Uygun şartlar sağlandığında yağın tümüyle değiştirilmesi gerekir.

Aracın motor yağı belli periyodlar ile değiştirilmediği taktirde, yakıt tüketiminden araç motorunun ömrünün kısalmasına kadar bir çok soruna sebep oluyor. Sürtünmeden kaynaklı meydana gelen ve yağın içerisinde biriken küçük parçalar oluşmaktadır. Bu küçük parçacık birikimi ile, motor yağı akışkanlığını, kayganlığını ve özelliğini yitirir.

Sabahları aracın normalden daha zor çalışması motor yağıyla ilgili bir durum mudur?

Kış aylarında ve çok soğuk havalarda kalınlaşan yağ, aracın ilk çalışma anında motor içerisinde rahat dolaşamaz ve aracın normalden daha zor çalışmasına neden olur. Bu sebeple özelliklede kı aylarında düşük kısmi sentetik, düşük viskoziteli ya da tam sentetik yağların kullanılması tavsiye edilir.